Ballıkaya'daki Yangında Gözler Elektrik Ağında 30 Haziran 2025 Pazartesi günü saat 06.50 sıralarında araba beklerken kar havası varmış gibi soğuktu. Hekimhan'a giderken Zurbahan dağının başını bembeyaz bulutlar kaplamışken daha arkada siyah bulutlar oynuyordu. Köylümüz Hasan Çakır, "Bu havada bir terslik var" deyip durdu. Hekimhan'a vardığımızda daha ılıman bir hava vardı. Hekimhan dergisinin 31. sayısını kaymakamlığa vermek üzere Yazı İşleri Müdürü Solmaz Ünver'e uğradığımda uzun süre söyleştik. Orada çalışanlar ve Girmana'dan gelen bir bayan ile de söyleşimiz oldu. Konu hep Hekimhan ve Hekimhan kültürü idi... Alışveriş yaptıktan sonra Hekimhan'dan döndüm. Saat 15.00 sıralarında köyün içine çıkarken yangın olduğu söylendi. Yaklaşık bir saat kadar önce çıkan yangınının söndürülmesi için itfaiyenin geldiği belirtildi. Kösharmanı'nının tepede iki kez canlı yayın yaparak yangını duyurmaya çalıştım. Bu arada arayarak durumu soranlar oldu. Bu yangının...
Orman ve Ağaç İle İlgili Bazı Atasözleri * Ağaca balta vurmuşlar “sapı bedenimden” demiş. *Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız. (Türk atasözü) * Ağaca çıksa pabucu yerde kalmaz. * Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur * Ağaca dayanma kurur, adama (insana) dayanma ölür * Ağacı kurt, insanı dert yer. * Ağacın kurdu içinde olur. * Ağacın meyvesi olunca, başını aşağı salar. *Ağacın yemişi, o ağacı yetiştirmenin sadakasıdır. *Ağaç diken, kendinden başkasını da sevdiğini gösterir. (Amerikan atasözü) *Ağaç diken, kendinden başkasını sevdiğini de gösterir. *Ağaç dikmek değil, büyütmek sorundur. *Ağaç kökünden yıkılır. (Türk atasözü) *Ağaçlı köyü sel basmaz. * Ağaç ne kadar uzasa göğe ermez. *Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer. (Türk atasözü) *Ağaçsız memleket, duvaksız geline benzer. *Ağaçtan maşa, abdaldan paşa olmaz. * Ağaç ucuna yel değer, güzel kişiye söz değer. *Ağaç yaprağıyla gürler (güzeldir). * Ağaç yaş (fidan) iken eğilir. *Ağa...
YANGIN ANILARIMDAN Süleyman ÖZEROL Yangın maddenin ısı ile oksijenle birleşmesi sonucu oluşan yanma olayının neden olduğu doğal bir afettir. Özellikle kurak mevsimlerde orman yangınları büyük yıkımlara neden oluyor. Yangın konusu olunca aklıma gelen bazı anılarımdan söz etmek istiyorum. Daktilo İle İkinci Kattan Atlayan Ali Ede Akçadağ İlköğretmen Okulu’nda birinci sınıfta okurken (1966-1967) memurların oturduğu lojmanda yangın çıktı. Komşu köy İğdir’den olan son sınıfı öğrencisi Ali Ede elindeki daktilo ile birlikte ikinci kattan atlamıştı. Memurun iki kızı ağlaşıyor, biz de okulun en küçük öğrencileri olarak (12-13 yaşlarında çocuklardık o zaman) korkuyor ve üzülüyorduk. Grup öğretmenimiz Hacı Ömer Akyüz gülerek yaklaştı, “Çocuklar, bir şey olmaz korkmayın, birazdan söndürülür” dedi. Bir süre sonra da söndürüldü, daha sonra onarılarak yine lojman olarak kullanıldı. Grup öğretmenimizin o umursamaz tavrına şaşmıştım. Ama sonra düşününce hak verdim; bize metanetlik vermek istemişti....
Yorumlar
Yorum Gönder