Ballıkaya Yangını Notlarım

Ballıkaya Yangını Notlarım









Süleyman ÖZEROL

19 Temmuz 2015…

Balıklaya tarihinde en büyük yangın afeti ile karşılaştı. 19 Temmuz 2015 Pazar günü 11.15 sıralarında köyün hemen alt başında ve karşısında bulunan bahçelerden birinin kenarında bulunan direklerden elektrik kontağı ile çıktığı öne sürülen yangın oldukça geniş alana yayıldı ve akşam geç saatlere kadar sürdü. Köyün kente uzak oluşu ve arazinin engebeli oluşu nedeniyle itfaiye zamanında müdahale edemediğinden yangın daha da yayıldı. Rüzgârın sürekli kuzeyden esmesi, güneye doğru yayılmayı hızlandırdı. Yukarı ve Orta Mezarlıkta yayılan yangın daha sonra çevre bahçelere,  Aşağı Mezarlığa sıçradı, oradan Öğeçe denilen bölgeye, geçti, Küroğlu tepesini aşarak komşu köy Başkavak’ın arazilerinin bulunduğu Göçet yöresine ve de yine köyün güneyinde bulunan bahçelere yöneldi. Bir kolu Mezirme Deresini geçip köye yaklaştı. Köyün hemen altında bulunan trafonun yanında durakaldı ama güneye doğru esen rüzgârdan dolayı yayılmasını sürdürdü. Eski yerleşim biriminden güneye doğru eski bahçelerin tamamı yandı. İtfaiyenin dışında Jandarma, Orman İşletmesi ve Hekimhan Belediyesi yetkilileri de köye geldiler. Halen yangın sürüyor, Başkavak köyüne ulaşabileceği sanılırken köylülerin, Başkavaklıalrın ve itfaiyenin çabaları sonucu durduruldu. Hekimhan, Malatya ve Arguvan’dan gelen itfaiyelerin yanında Kayseri’den helikopter beklentisi vardı, gelmedi. CHP Malatya milletvekili Veli Ağbaba Ballıkaya’ya gelerek alanda incelemelerde bulundu.

22 Temmuz 2015

“Herkes tarlasının başına varsın belirleme yapılacak” duyurusu yapıldı. Eski köyde fotoğraf çektim bir süre. Aşağı Mezarlıkta Şah Hüseyin Dedenin bulunduğu yerdeki dağın ağacının bir dalı kesilmişti. Mezarlıkta birkaç fotoğraf çektim. Kabırlıkaltı’ndan Küroğluna geçtim, komutan ile köylülerimizden bazı kişiler belirleme çalışmasını sürdürüyorlardı. Hüseyin Atalay’ın bahçesi sürüldüğünden yangın girmemişti. Sülükloğlu ve Sarallık yöresine geçtim. Bizim bahçenin üzerinden değirmenin yakınına kadar gittim. Paşa Koç’un bahçesinde yangın çayıra girememişti. Dönüp mezarlıktan, Öğeçe’ye, yukarım mezarlığa doğru yürüdüm. Hüseyin Koç’un köşede bir söğüdün içi halen yanıyordu, söndürdüm. Ebemin kaldığı binaya uğradım, fotoğrafını çektim. Yukarı mezarlıkta da fotoğraflar çektim.

23 Temmuz 2015 

Muhtar Abidin Koç Hekimhan’da imiş, köyün afet kapsamına alınması konusunu söyledi.  Kopan tellerim fotoğrafını çekmemi istedi. Parkın üzerindeki yoldan geçip alt sokağa girdim, köylülerden bazıları ile konuştum. Artezyenin elektrik teli… Jandarma raporu örneğinin alınması… Trafonun durumu… Sulama borularının durumu… Sağlık Ocağından geçerken lojmanın fotoğraf çektim, duvarlarda sıva kalmamıştı. Teli kopan direklerin fotoğraflarını çektim, Ağpuğar’dan dönüp Ballıkaya Alabalığa geldim. Muhtar yangın ile ilgili bazı görüşlerini söyledi. “Tarlalar işleniyordu, hayvanlara yem olarak ot biçiliyordu, hayvanlar otlanıyordu, ot boylanmıyordu…”

26 Temmuz 2015 

Bodur halde bulunan orman yetişebilsin diye 1968 yılında Ballıkaya köylülerimiz, 1970 yılında İğdir köylüleri keçiyi kaldırmışlardı. Süreçte meşeler boylandı, yerden kurtuldu, yani orman ayağa kalktı. Birkaç gün önce ise elektrik tellerinin koparak kontak yapması sonucu çıkan yangında orman ve bahçelerde bulunan ağaçlar yandı. Yangın bölgesindeki altı saatlik gezimde şunlarla karşılaştım. – Geniş yolların bulunduğu yerde yangın karşıya geçememişti – Yeşil çayırlarda yangın ilerleyememişti… – Sürülmüş bahçe ve tarlalara yangın girmemişti… Demek ki bunlar birer önlem… Diğer yandan keçiyi feda eden köylülerimizin ağaçlara verdikleri önemi göstermeleri yanında, “Orman işletmesi bu kadar duyarlı hareket etmiyorsa ne yapmak gerek acaba?” sorusunu sordum kendi kendime…

Malatya SÖZ Gazetesi, 28 Temmuz 2015

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ballıkaya'daki Yangında Gözler Elektrik Ağında

Orman ve Ağaç İle İlgili Bazı Atasözleri

Yangın Anılarımdan